Almanya’da gençlerin problemlerini çözmek için kurulan Jugendamt (Gençlik Daireleri) problemli ve önyargılı bazı elemanları sebebiyle çirkinlik üretmeye devam ediyor. Bad Oeynhausen Gençlik Dairesi 16 yaşındaki R.’ye el koydu. Mahkeme kararına rağmen kızı ailesine göstermeyen Gençlik Dairesinin himayesine aldığı R. şimdi Alkol alıyor, okulundan atılmış durumda ve hamile.
Daire, İntihar etmek isteyen kıza kürtaj yapılması için çocuğunu kendisine göstermediği aileden imza istiyor.
Gençlik Dairesi’nin Özcan ailesine yaşattığı dram, 16 yaşındaki küçük kızları R.’nin arkadaşları tarafından kandırıldığı güne kadar geri gidiyor. “Hadi gel ev tutalım ve birlikte orada yaşayalım, böyle hayat çok tatlı” diyerek R’yi ikna eden arkadaşları, ailesinden sorunsuz ayrılabilmesi için de “Ailem bana baskı yapıyor diye gençlik dairesine sığın sonrasını hallederiz” diye akıl verirler.
Kendisine söylenenleri aynen yapan R.yalan beyanda bulunarak gençlik dairesine sığınır. Özcan ailesi resmi makamlara başvurarak kızının eğitim hayatının tehlikede olduğunu, kendilerine tekrar iade edilmesi talebinde bulunur. Hakimin “Kızınız baskı gördüğünü söylüyor, buna ne diyeceksiniz? sorusuna baba Ramazan Özcan şu cevabı verir: “Ben eğitime çok önem veren bir insanım ve babayım. Üç çocuğumun da okuması için elimden gelen her fedakarlığı yaptım. Şimdi büyük kızım hukuk fakültesi son sınıf öğrencisi. Ortanca kızım tıp fakültesi 2.sınıf öğrencisi ve küçük kızım da başarılı bir lise öğrencisi. Eğer ben baskı yapmış olsaydım çocuklarımın psikolojisi bozulur ve ders çalışamazlardı. Bilakis her zaman moral verdim ve okumalarını destekledim.”
Bunun üzerine hakim hastaneden küçük kıza dayak ve baskı uygulanıp uygulanmadığına dair rapor ister, tıp ve hukuk okuyan diğer çocukların ifadesini almak ister. Hastaneden darp ve benzer hallerin olmadığı, ayrıca psikolojisinin de yerinde olduğu raporu gelir. Öğrenim gören diğer çocukları da dinleyen ve evde baskı olmadığını öğrenen hakim, Gençlik Dairesinin aile ile irtibat kurmasına karar verir, bu zamanın beş haftayı geçmemesini, sonrasında beraber ne yapılabileceği konusunda görüşmelerini ister.
Gençlik Dairesi birkaç hafta geçmesine rağmen aileyi hiç aramaz. Bunun üzerine ablalarından H.Özcan, küçük kardeşinin durumunu merak edip hal hatır soran mektup yazar. Gelen cevabi mektubu açan ablası şaşırır. Zira mektuptaki elyazısı ve imza kardeşine ait değildir. Ayrıca mektupta ‘artık beni arayıp sormayın, ben geri dönmek istemiyorum’ satırları da yer almaktadır.
Bunun üzerine ‘çocuğumuzun başın acaba bir şey mi geldi?’ endişesine kapılan Özcan ailesi, ısrarla Gençlik Dairesinden çocuklarını görmek istediklerini bildirir. Bütün bu isteklere kayıtsız kalan Gençlik Dairesi yetkilileri sadece şu cevapla yetinirler: “Eğer biz çocuğu size verecek olursak, siz çocuğu Türkiye’ye kaçırırsınız” Bu cevap karşısında şoke olan aile, Gençlik Dairesine şu teklifi götürür: “Evimize kamera takın, bizi 24 saat izleyin ve her gün kontrole gelin” Bu teklifi de ‘masraflı olur yapamayız’ bahanesiyle geri çeviren daire, çocuğu ailesine dahi göstermez.
Daha sonra Özcan ailesine komşusu şu haberi getirir: “Senin kızını okuldaki arkadaşları görmüş. İçki içmiş, sarhoş bir hali varmış” Özcan ailesi hemen Gençlik Dairesine durumu bildirip, kızlarının alkol aldığı haberini duyduklarını söylediklerinde aldıkları cevap karşısında bir kez daha şoke olurlar: Gençlik dairesinden Stahlmann, bu yaştaki bir çocuğun alkol almasının normal olduğunu ve kendi kararlarını kendisinin vermesinin gayet normal olduğunu, artık bu konuyu kapatıp bir daha kızlarını aramamalarını söyler. Gençlik dairesi, Özcan ailesi ile hakim kararına göre azami beş haftaya kadar görüşme kararı bulunan belgeye rağmen 22 Ocaktan 5 Mayıs tarihine kadar bir türlü bu irtibatı kurmaz.
Aileyi hiç aramayan gençlik dairesi yetkilileri, 5 Mayıs günü üç defa arayıp acilen görüşmek istediklerini söyler. Baba Ramazan Özcan şöyle devam ediyor anlatmaya: “Hastaneye gelin, kızınız çok hasta dediler. Oraya gittiğimizde kızımızı çok bitkin ve robot gibi donuk hareketler içinde bulduk. ‘Nasılsın, iyi misin?’ diye sorduk. Ağlamaya başladı ve cevap vermedi. Sonra kızımızın iki haftalık hamile olduğunu öğrendik.Gençlik dairesinde görevli Stahlmann ve Mohrmann’ın bizi buraya çağırmalarının sebebi ise çocuğu aldırmaları için bizden izin verdiğimize dair bir belgeye imza atmamız imiş.”
O güne kadar çocuğu kendisine gösterilmeyen baba daire yetkililerine patlar: “Çocuğum dışarılarda alkol alıyor dedim, ‘normal’ dediniz.’Bizi her gün kontrol edin’ dedim ‘masraflı olur’ dediniz. ‘Çocuğumuzun eğitim ve geleceğinden endişe ediyoruz’ dedim, ‘kızınızı arayıp sormayın ve bu konuyu kapatın’ dediniz. Bizimle kalırken ders ortalaması 1,7 olan kızımın okulundan sınıfta kaldığına dair belge geldi. Ve bugün de kızımın hamile olduğunu öğreniyorum. Kızım Gençlik Dairesine girmeden önce bunların hiçbirini yaşamamıştı. Şu ana kadar bizi kızımızla konuşturmamak için herşeyi yaptınız. Sesimize kulak tıkadınız. Hep önyargılı davrandınız. Şimdi ise kızımın kendini öldürmek istediğini hamile olduğunu söylüyor ve çocuğunu aldırılması için benden belge imzalamamı istiyorsunuz. Bu kadar sorumsuzluk olur mu?
Mohrmann ve Stahlmann ikilisi ise gayet pişkin bir şekilde, babanın feryadı karşısında sağduyu simsarlığı yaparak “Kusura bakmayın, biz bu işin bu boyutlara geleceğini tahmin edemedik. Geçmişte olanı düşünmeyelim, bundan sonra ne yapabiliriz ona bakalım” şeklinde cevap verir.
Zaman’a konuşan baba, aile olarak şokta olduklarını, kendisinin 40 tonluk yakıt yüklü tırlar da uzun yol şöförlüğü yaptığını, psikolojisi bozulduğundan dolayı artık yola çıkmaya korktuğunu söylüyor. Mahkemeye başvuran Özcan ailesi, “Bu işin peşini asla bırakmayacağız. Biz Gençlik Dairesine karşı değil, sorumluluklarını bilmeyen ve hala bazı toplumlara yönelik kafalarında önyargı taşıyan bu insanların bu kurumlarda yer almasına karşıyız” diyor..
İki çocuğunu üniversitede okutan Özcan ailesi küçük kızları ile ilgili tam anlamıyla bir trajedi yaşıyor. Gençlik Dairesi’nin duyarsızlıktan ziyade düşmanlık kokan tavırları ailenin psikolojisini iyice bozmuş. [OSMAN NURI DENIZLER-BAD OEYNHAUSEN]
Kaynak: 
Yorumlar
Yeni Ekle
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
yeni haberler:
- Helal Haribo artık Almanya'da
- Sevim Dağdelen : Almanya’da yaşayan Türk vatandaşları askerlikten muaf tutulsun
- Almanya'da Jugendamt rezaletine, tehdit ve izinsiz kürtaj da eklendi
- Almanya'da tüketicileri 1 Temmuz’dan itibaren bekleyen değişiklikler
- Türklere, ‘ya Alman, ya Türk olacaksın’ dayatması kaldırılsın
önceki haberler:
- Almanya'da Abitur yapan Türk gençlerin sayısı artıyor
- Schweinfurt’da bir babanın kızını öldürdüğünde ilaç aldığı için ne yaptığını bilmiyordu
- Almanya'da işsizlik Parası II alanlar tatile izinsiz çıkmayın
- Almanya'da 32 bin öğretmen açığı var
- Almanya'nın Schweinfurt kentinde cinnet geçiren Mehmet Özkan adlı Türk baba kızı Büşra'yı öldürdü
| Yorumlar |
|
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
- Helal Haribo artık Almanya'da
- Sevim Dağdelen : Almanya’da yaşayan Türk vatandaşları askerlikten muaf tutulsun
- Almanya'da Jugendamt rezaletine, tehdit ve izinsiz kürtaj da eklendi
- Almanya'da tüketicileri 1 Temmuz’dan itibaren bekleyen değişiklikler
- Türklere, ‘ya Alman, ya Türk olacaksın’ dayatması kaldırılsın
- Almanya'da Abitur yapan Türk gençlerin sayısı artıyor
- Schweinfurt’da bir babanın kızını öldürdüğünde ilaç aldığı için ne yaptığını bilmiyordu
- Almanya'da işsizlik Parası II alanlar tatile izinsiz çıkmayın
- Almanya'da 32 bin öğretmen açığı var
- Almanya'nın Schweinfurt kentinde cinnet geçiren Mehmet Özkan adlı Türk baba kızı Büşra'yı öldürdü

Google
Facebook
Twitter
Myspace
Linkedin
Yahoo
del.icio.us
Blogger










