16 yaşındaki kızları R.Ö.'yü Kuzey Ren Vestfalya eyaleti Bad Oeynhausen şehrindeki Jugendamt'a (Gençlik Dairesi) kaptıran Özcan ailesi şimdi de tehditle davadan vazgeçirilmeye çalışılıyor.
Kardeşini Jugendamt'ın elinden kurtarmaya çalışan ailenin en büyük kızı hukuk fakültesi öğrencisi H. Özcan, savunma haklarının ellerinden alındığını ve Gençlik Dairesi çalışanlarınca tehdit edildiklerini söyledi. Mahkeme hakimi tarafından arkadaşlarının kendi lehlerine ifade vermesinin engellendiğini belirten abla H. Özcan “Mahkemeye avukatsız girmek zorunda kaldık. Çünkü, mahkemeye kadar davayı alan avukat bizi dinledikten sonra ‘Bu davayı yüzde yüz kazanırız' demişti. Ama Gençlik Dairesi'yle konuştuktan sonra davayı almaktan vazgeçti ve bize de ‘Boşuna uğraşmayın, kaybedersiniz' dedi." şeklinde konuştu. Abla H. Özcan, Gençlik Dairesi çalışanlarından bayan Stahlmann'ın kendilerini tehdit ettiğini “Bu davanın peşini bırakmazsanız tıp fakültesinde okuyan kız kardeşinin ve senin eğitim hayatını bitiririm.” dediğini ifade etti.
Öte yandan olayda hatalı olan Gençlik Dairesi'nin suskunluğu devam ediyor. Aile, Gençlik Dairesi'nin olaydaki pek çok soruya cevap veremediğini belirterek R.Ö.'nün kandırıldığının ispatlanmasına rağmen neden alıkoymada ısrar edildiğini anlayamadıklarını belirtti. Özcan ailesi, Gençlik Dairesi'nin kızlarına baskı yaptığını, kendilerine gösterilmediğini, mahkeme kararına rağmen sorunun görüşülmesine yanaşılmadığını ve izinsiz genç kıza kürtaj yapıldığını söyledi.
Davayı mahkeme öncesinden itibaren takip eden Zaman muhabiri, Gençlik Dairesi'nin bu tutumunun sebebini öğrenmek amacıyla görüşme talebinde bulunduğu bayan Stahlmann'ın sert tavrına maruz kaldı. Stahlmann, daire şefi ile görüştükten sonra hiçbir şekilde bilgi vermeyeceklerini, istenen bilgilerin belediyedeki basın bürosundan alınabileceğini söyledi. Belediye basın sözcüsü de aynı şekilde bilgi veremeyeceğini belirterek belediye başkanına başvurup kendisinden yazılı açıklama beklenebileceğini dile getirdi. Zaman'ın başvurusu üzerine gönderilen mektupta da yine bilgi verilemeyeceği belirtilerek bilgi alma hakkı engellendi.
Özcan ailesi, belediyenin bu tavrının yanlış bilgilendirmeden kaynaklandığını belirtiyor. Mahkemede Gençlik Dairesi görevlilerinin yanında başka bir kişinin daha olduğunu ve bu kişinin sonradan belediye başkanı olduğunu öğrendiklerini belirten Özcan ailesi “Olayda belediye başkanı zannediyoruz tek taraflı bilgilendirildiği için taraf gibi görünüyor. O yüzden belediye başkanının bilgi vermemesini anlayışla karşılıyoruz. Herhalde o da olayın gerçek yüzünü anlamaya çalışıyor. Zaten biz de mahkemeye illa bize verilsin diye gitmedik, çocuğumuzun eğitim hayatı batıyor. Onun için bize verilmese bile yatılı bir okulda eğitimine devam etsin istedik.” dediler.
Mağdur kızlarının eğitim hayatının sürmesi için Berlin'de bulunan bir okulla görüştüklerini ve okulun kızlarını bu haliyle kabul ettiğini ve mahkemeye de bayan bir psikolog gönderdiğini ifade eden aile, “Biz çocuğumuzun eğitim görmesi için alternatifler sunarken, onlar önümüze hiçbir alternatif koymadı. Hatta ‘Nerede olursa olsun bir yatılı okulda çocuğumuzu devam ettirelim biz oraya da taşınabiliriz.' dedik. Fakat bu teklifimize de olumlu yaklaşmadılar.” şeklinde konuştu.
Mağdur genç kız için şu ana kadar bir psikolog bile tutmayan Gençlik Dairesi'nin mahkemeye sundukları çelişkili ifade ise daire yetkililerinin olaya kasıtlı ve önyargılı yaklaştıklarının delili oldu. Mahkemede çocuğun bundan sonraki hayatının mutlaka başka bir bakıcı ailede devam etmesi gerektiğini ileri süren Gençlik Dairesi yetkililerinin buna ailenin çocuğu şımarık yetiştirmesini gerekçe göstermesi herkesi şaşkınlığa uğrattı. Gençlik Dairesi yetkilileri, R.'nin evde elinin sıcak sudan soğuk suya sokturulmadığı, bir dediğinin iki edilmediği ve çok şımartıldığı için bakıcı ailede kalarak yaşamın zorluklarını öğrenmesi gerektiğini ileri sürdü. Kendilerinin de bu gerekçeye çok şaşırdıklarını belirten Özcan ailesi, “Daire yetkilileri önceleri bize 'Çocuğa baskı yapmışsınız, çocuk ölüm korkusuyla yaşıyor' diyorlardı. Şimdi ise bunun tam aksini söylüyorlar. Ne diyeceğimiz bilemiyoruz.” şeklinde konuştu. Bu kadar sorumsuzluk ve çelişkili ifadelerin Gençlik Dairesi'nin ciddiyetine yakışmadığını belirten Özcan ailesi, “Davamızı sonuna kadar sürdüreceğiz. Başta belediye başkanımızdan ve diğer Alman yetkililerden bize karşı anlayış göstermesini ve hayatı giderek kararmakta olan mağdur kızımıza sahip çıkmasını istiyoruz. Allah korusun, kızımızın intihar etmesinden endişe ediyoruz. Bu olursa vebalini kim ödeyecek? Lütfen yardımcı olsunlar.” dedi.
Stahlmann, daire şefi ile görüştükten sonra hiçbir şekilde bilgi vermeyeceklerini, istenen bilgilerin belediyedeki basın bürosundan alınabileceğini söyledi. Belediye basın sözcüsü de aynı şekilde bilgi veremeyeceğini belirterek belediye başkanına başvurup kendisinden yazılı açıklama beklenebileceğini dile getirdi. Zaman'ın başvurusu üzerine gönderilen mektupta da yine bilgi verilemeyeceği belirtilerek bilgi alma hakkı engellendi.
Özcan ailesi, belediyenin bu tavrının yanlış bilgilendirmeden kaynaklandığını belirtiyor. Mahkemede Gençlik Dairesi görevlilerinin yanında başka bir kişinin daha olduğunu ve bu kişinin sonradan belediye başkanı olduğunu öğrendiklerini belirten Özcan ailesi “Olayda belediye başkanı zannediyoruz tek taraflı bilgilendirildiği için taraf gibi görünüyor. O yüzden belediye başkanının bilgi vermemesini anlayışla karşılıyoruz. Herhalde o da olayın gerçek yüzünü anlamaya çalışıyor. Zaten biz de mahkemeye illa bize verilsin diye gitmedik, çocuğumuzun eğitim hayatı batıyor. Onun için bize verilmese bile yatılı bir okulda eğitimine devam etsin istedik.” dediler.
Mağdur kızlarının eğitim hayatının sürmesi için Berlin'de bulunan bir okulla görüştüklerini ve okulun kızlarını bu haliyle kabul ettiğini ve mahkemeye de bayan bir psikolog gönderdiğini ifade eden aile, “Biz çocuğumuzun eğitim görmesi için alternatifler sunarken, onlar önümüze hiçbir alternatif koymadı. Hatta ‘Nerede olursa olsun bir yatılı okulda çocuğumuzu devam ettirelim biz oraya da taşınabiliriz.' dedik. Fakat bu teklifimize de olumlu yaklaşmadılar.” şeklinde konuştu.
Mağdur genç kız için şu ana kadar bir psikolog bile tutmayan Gençlik Dairesi'nin mahkemeye sundukları çelişkili ifade ise daire yetkililerinin olaya kasıtlı ve önyargılı yaklaştıklarının delili oldu. Mahkemede çocuğun bundan sonraki hayatının mutlaka başka bir bakıcı ailede devam etmesi gerektiğini ileri süren Gençlik Dairesi yetkililerinin buna ailenin çocuğu şımarık yetiştirmesini gerekçe göstermesi herkesi şaşkınlığa uğrattı. Gençlik Dairesi yetkilileri, R.'nin evde elinin sıcak sudan soğuk suya sokturulmadığı, bir dediğinin iki edilmediği ve çok şımartıldığı için bakıcı ailede kalarak yaşamın zorluklarını öğrenmesi gerektiğini ileri sürdü. Kendilerinin de bu gerekçeye çok şaşırdıklarını belirten Özcan ailesi, “Daire yetkilileri önceleri bize 'Çocuğa baskı yapmışsınız, çocuk ölüm korkusuyla yaşıyor' diyorlardı. Şimdi ise bunun tam aksini söylüyorlar. Ne diyeceğimiz bilemiyoruz.” şeklinde konuştu.
Bu kadar sorumsuzluk ve çelişkili ifadelerin Gençlik Dairesi'nin ciddiyetine yakışmadığını belirten Özcan ailesi, “Davamızı sonuna kadar sürdüreceğiz. Başta belediye başkanımızdan ve diğer Alman yetkililerden bize karşı anlayış göstermesini ve hayatı giderek kararmakta olan mağdur kızımıza sahip çıkmasını istiyoruz. Allah korusun, kızımızın intihar etmesinden endişe ediyoruz. Bu olursa vebalini kim ödeyecek? Lütfen yardımcı olsunlar.” dedi. [OSMAN NURİ DENİZLER-BAD OEYNHAUSEN]
Kaynak: 
Yorumlar
Yeni Ekle
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
yeni haberler:
- BMW kriz'e rahmen üretimi tam kapasiteye çıkarıyor
- Almanya'da öldürülen Mısırlı Merve Şirbini için cenaze töreni
- Almanya'da boşanma oranları artıyor
- Helal Haribo artık Almanya'da
- Sevim Dağdelen : Almanya’da yaşayan Türk vatandaşları askerlikten muaf tutulsun
önceki haberler:
- Almanya'da tüketicileri 1 Temmuz’dan itibaren bekleyen değişiklikler
- Türklere, ‘ya Alman, ya Türk olacaksın’ dayatması kaldırılsın
- Almanya’da Jugendamt´ın himayesine aldığı genç Türk kız şimdi alkolik ve hamile
- Almanya'da Abitur yapan Türk gençlerin sayısı artıyor
- Schweinfurt’da bir babanın kızını öldürdüğünde ilaç aldığı için ne yaptığını bilmiyordu
| Yorumlar |
|
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
- BMW kriz'e rahmen üretimi tam kapasiteye çıkarıyor
- Almanya'da öldürülen Mısırlı Merve Şirbini için cenaze töreni
- Almanya'da boşanma oranları artıyor
- Helal Haribo artık Almanya'da
- Sevim Dağdelen : Almanya’da yaşayan Türk vatandaşları askerlikten muaf tutulsun
- Almanya'da tüketicileri 1 Temmuz’dan itibaren bekleyen değişiklikler
- Türklere, ‘ya Alman, ya Türk olacaksın’ dayatması kaldırılsın
- Almanya’da Jugendamt´ın himayesine aldığı genç Türk kız şimdi alkolik ve hamile
- Almanya'da Abitur yapan Türk gençlerin sayısı artıyor
- Schweinfurt’da bir babanın kızını öldürdüğünde ilaç aldığı için ne yaptığını bilmiyordu

Google
Facebook
Twitter
Myspace
Linkedin
Yahoo
del.icio.us
Blogger












